AGİDER: Cesur belediye başkanları istiyoruz

Akdeniz Girişimci İş Kadınları Derneği (AGİDER) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Figen Sayın Yıldıran, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) tarafından gerçekleştirilen 3’üncü Antalya İş Dünyası Yerel Yönetimler Zirvesi’nde AGİDER üyeleri ve iş dünyasında yer alan kadınlar adına Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve ilçe belediye başkanları, vekilleri, sivil toplumun SİAD başkanlarının katıldığı toplantıda öneri ve tavsiyelerde bulundu.

Başkan Dr. Yıldıran, zirvede kadın girişimciliğinin artırılması, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin giderilmesi, engelli vatandaşların topluma hızla entegre edilmesi, kültürel ve tarihi değerlerin korunması ile sağlık turizminde farkındalığın daha arttırılmasına yönelik değerlendirme yaptı.

AGİDER Başkanı Dr. Yıldıran, Yerel yönetimlerde, kadın ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin giderilmesine odaklı çalışmalara hız verilmesi gerekmektedir” diye konuştu.

Başkan Dr. Yıldıran şöyle devam etti:

“AGİDER olarak, Antalya’da yaşayan tüm kadınlar adına, başta büyükşehir olmak üzere tüm belediyelerimizde daha eşitlikçi, özgürlükçü, toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı ve kadın dostu çalışmalar yapılmasını istiyoruz. Unutulmamalıdır ki, yönetim modelleri ülkelerin konumlandırılmasında oldukça önemli bir yere sahiptir. Kadın temsilinin başta belediye başkanları düzeyinde yok denecek oranda az olması üzücüdür. Antalya’da bir kadın belediye başkanının seçilememesi yerel yönetimler düzeyinde başarısızlığımızdır. Bugünden sonra, önümüzdeki süreçte yerel yönetimleri üstlenen tüm yöneticileri, kadın odaklı projeleri sürdürmeleri ve çoğaltmaları konusunda açık çağrıda bulunuyoruz. Öncelikli olarak belediyelerde toplumsal cinsiyet eşitliğinin vurgusu yapılarak kadının güçlendirilmesi için projeler ortaya çıkarılmalı, toplumsal cinsiyet eşitliği odaklı projelere ayrılan bütçe arttırılmalıdır. Seçimleri sonrası ne yazık ki kadın belediye başkanı sayısı da çok azdır. Yerel yönetimlerin başarısı için yönetici pozisyonlarında daha çok kadın görmek istiyoruz. Bu sayının artmasıyla yerel yönetimlerin toplumsal cinsiyet eşitliğine ve kadın temsiline verdikleri değer ile toplumda kadın statüsünün yüceltileceği unutulmamalıdır.  
Kadın istihdamının ve girişimciliğinin önemli engellerinden biri kadının bakım sorumluluğudur. TÜRKONFED in yaptığı araştırmada 2015 yılına kadar olan 5 yıllık dönemde yaklaşık 1 milyon kadın çocuk bakımı, yaklaşık 112 bin kadın ise yaşlı bakımı nedeniyle iş hayatını bırakmış. Kadınların işgücüne katılımını artırırken, sosyal bir devletin sağlaması gereken temel ihtiyaçlar nedeniyle çalışma hayatından uzaklaşmaları kabul edilebilir bir durum değildir. Yerel yönetimler mevcut kreş ve yaşlı bakımı merkezlerinin sayısını artırmalıdır.

Tarihi ve Kültürel Değerlerin ortaya çıkarılması ve korunması 

Turizmde dünya şehri olma konusunda aday olan Antalya’nın tarihi ve kültürel değerlerinin ortaya çıkarılması konusunda tüm yıla yayılan etkin ve hızlı sonuçlar elde etmek çok önemlidir. Kültürel miras bir toplumun üyelerinin ortak geçmişlerini anlatan aralarında ki dayanışma ve birlik duygularını güçlendiren çok değerli bir hazinedir. İnsanların tarih boyunca birlikteliklerini, deneyimlerini ve geleneklerin devamlılığını geleceğe doğru korunmasını sağlar. İnsanlık tarihine yön veren dönüşümlere tanıklık etmiş benzersiz bir coğrafyanın zengin bir mirasına sahibiz . Dünya ve Türkiye tarihi için, şehrinizin turizm geleceği için bu konuya dikkat çekmek istiyoruz.

Bu konuda öncelikli önerilerimiz şunlardır:

  • Antalya’nın turizm gelirlerinin bir bölümünden mutlaka “Antalya Kültür Mirası Fonu“ adı altında bir fon oluşturulması gerekmektedir. Bunun için AB fon projeleri çalışmaları yapılabilir.
  • Büyükşehir belediyelerinde doğal sit alanlarında ve 1. derece arkeolojik ve kültürel sit alanlarında son 4 yıldır oluşan inşaat faaliyetlerinin durdurulması mevcutların yıkılması ve acilen temizlenmesi gerekmektedir.
  • İl sınırları içinde yapılacak arkeolojik kazılar için destek ödeneği ayrılmalıdır. Bu konuda İzmir büyükşehir belediyesinin çalışmasını örnek gösterebiliriz. Her kazı için yaklaşık 1-1.5 milyon TL ödeme yapmaktadır.
  • Belediyeler üniversitelerle birlikte ortak uluslararası düzeyde çalışmalar yapmalıdır. Tarih, kültür bilimi, kültürel miras, çevre bilinci, restorasyon konularında uluslararası tanınırlığı hocalardan danışmanlıklar alınmalı siyaset üstü bir algıyla bu kişiler seçilmelidir. Antalya Büyükşehir Belediyesi bu konuda acilen bir “ Danışma Yürütme ve İcra komisyonu” kurmalıdır. Bu konuda üniversitelerden akademik ve uluslararası kariyeri olan değerli öğretim görevlilerinin yer alması ve yürütmesi sağlanmalıdır. Sayın Prof.Dr. Havva İşkan Işık gibi bu konuda oldukça donanımlı bir ismin başkanlığında yürütülmesi çok başarılı sonuçlara imza atılmasını sağlayacaktır.
  • Sonuç olarak kentin geçmişini koruyan, yaşatan kentin geçmişini birikimleriyle barıştıran, bu birikimi kamu yararına değerlendiren ve bu konuda kararlı olan bir belediye başkanlığı istiyoruz.

Engelli vatandaşlarımızın toplumsal yaşama entegrasyonu

Engelli kişiler uzun zamandır toplumla ilişkileri kesilmiş bir şekilde, çok sayıda insanın yaşadığı kurumlarda ya da evlerinin arka odalarında yalıtılmış hayatlar yaşamak zorunda bırakılmışlardır.

İronik bir biçimde, bu durum çoğu kez iyi niyetle, hayır yapmak adına, bakım ve refah ya da tıbbi rehabilitasyon sağlamak adına ortaya çıkar. Zaman içinde söz konusu durum toplumun engelli kişilere karşı geleneksel yaklaşımı haline gelmiştir. Bununla birlikte son birkaç yıldır, zihniyet değişimi başlamıştır. Bu zihniyet değişimiyle birlikte,  toplumumuzda engelli kişilerin toplum içinde yaşamalarının ve topluma katkıda bulunmalarının önündeki engellerin kaldırılması için toplumun da kolektif olarak harekete geçme ihtiyacı tanınmıştır. Bu yeni yaklaşım engellileri kendi hayatlarının öznesi ve herkesle aynı şekilde insan haklarının sahibi olarak görür.

Engellileri ayrı ayrı (zihinsel, otistik, yürüme, görme engelli gibi ) kamplaştıran değil toplumsal yaşama entegre olmuş toplumun içinde çözümler yaratan bir anlayış hedeflenmelidir. Toplumda oluşturulacak bu algı merkezi ve yerel yönetimlerle desteklediğinde çözümlerin daha sağlıklı ve doğru olması sağlanacaktır.

Bu konuda önerilerimiz şunlardır:

  • Engellilerin toplum içinde yaşamalarını sağlamak ve sokağa çıkmalarını engelleyen engelleri ortadan kaldırmak gerekir.
  • Şehir ulaşımında problemlerinin çözümünde halen yapılaması gerekenler var. Ulaşım yetersiz, kaldırımlar ve rampalar yeniden gözden geçirilip revize edilmelidir. Bu düzenlemelerde mutlaka engellilerden görüş alınmalıdır.
  • Engelliler sanat ve sporla buluşturulmalı yeni spor yapılabilecek alanlar planlanmalıdır. Özellikle yüzme engelliler için çok önemli bir spordur. Bu konuda yapılan yerlerin engellinin yaşam koşullarına uygun planlanmadır.
  • Engelli yakınlarının gündüzleri önemli işlerini takip edilebilmesi için engelli takip evleri, merkezleri yapılabilir. Bu merkezler engellilerin güzel zaman geçireceği yerler olmalıdır. Ebeveynlerde böylece işleri için kendilerine zaman ayırabilmeleri sağlanacaktır.
  • Engelli ulaşım araçları her belediyede 1 er tane bulunmaktadır. Bu sayının büyük şehirlerde arttırılması gerektiğini düşünüyoruz. Ayrıca engelliler için yapılan merkezlerin çalışanlarının özel bir eğitimden geçirilmeleri gerekmektedir. Engelliler için evlilik ve barınma sorunları konusunda yeni düzenlemeler planlanmalıdır.
  • Evlilik engelliler için ev yaşamı planlama açısından sıkıntılıdır. Engellilerin yaşamlarını sürdürecek evler planlı değildir. Bu konuda sorun sadece Mimari proje hataları düzeyinde değil aynı zamanda toplumsal yaklaşımlar açısından da büyük problemler içermektedir.
  • Engellilerin toplum içinde yaşamalarını sağlamak ve sokağa çıkmalarını engelleyen engelleri ortadan kaldırmak gerekir.
  • Şehir ulaşımında problemlerinin çözümünde halen yapılaması gerekenler var. Ulaşım yetersiz, kaldırımlar ve rampalar yeniden gözden geçirilip revize edilmelidir. Bu düzenlemelerde mutlaka engellilerden görüş alınmalıdır.
  • Engelliler sanat ve sporla buluşturulmalı yeni spor yapılabilecek alanlar planlanmalıdır. Özellikle yüzme engelliler için çok önemli bir spordur. Bu konuda yapılan yerlerin engellinin yaşam koşullarına uygun planlanmalı.
  • Engelli yakınlarının gündüzleri önemli işlerini takip edilebilmesi için engelli takip evleri, merkezleri yapılabilir. Bu merkezler engellilerin güzel zaman geçireceği yerler olmalıdır. Ebeveynlerde böylece işleri için kendilerine zaman ayırabilmeleri sağlanacaktır.
  • Engelli ulaşım araçları her belediyede 1 er tane bulunmaktadır. Bu sayının büyük şehirlerde arttırılması gerektiğini düşünüyoruz. Ayrıca engelliler için yapılan merkezlerin çalışanlarının özel bir eğitimden geçirilmeleri gerekmektedir. Engelliler için evlilik ve barınma sorunları konusunda yeni düzenlemeler planlanmalıdır.
  • Evlilik engelliler için ev yaşamı planlama açısından sıkıntılıdır. Engellilerin yaşamlarını sürdürecek evler planlı değildir. Bu konuda sorun sadece Mimari proje hataları düzeyinde değil aynı zamanda toplumsal yaklaşımlar açısından da büyük problemler içermektedir.

Burada bir farkındalık yaratma açısından ifade etmek isteriz ki, turizmin çeşitlendirilmesinde sağlık turizmimi ve yaşlı bakım turizmi geleceğin destinasyonlarından biridir. Bu konuda gelişmelerin çok yavaş olduğunu bunu geliştirmek için bakanlıklar düzeyinde hukuki altyapıların umutsuzluğa kapılmadan yapılmaya devam edilmesi gerekmektedir. Burada ATSO da başkan Davut Çetin’in önderliğinde sağlık alanında HİSER (Hizmet Sektörü Rekabet Gücünün Artırılması ) desteği alan Türkiye’nin ilk kümesi olmuştur. Proje kapsamında bu destekle ihtiyaç analizleri yapılıp firmaların eğitim, danışmanlık, ve yurt içi ve yurt dışı pazarlama faaliyetlerine destek olunacaktır. (Fuarlara ücretsiz katılım gibi)
Sağlık turizmi konusunda estetik, bariatrik cerrahi ve ağız diş sağlığı her geçen gün en çok tercih edilen önemli bölümler olduğunu belirtmek isteriz.

Sonuç olarak kadın odaklı çalışmayı önemseyen, engellilerini topluma entegre eden, tarihi ve kültürel değerleri koruyan cesur belediye başkanları istiyoruz…”